TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI
Benzetme ve Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel) | Benzetme ve Ad Aktarması (Mecaz-ı Mürsel) |
|
|
|
| Yazar Admin | |
| Saturday, 29 March 2008 | |
|
TEŞBİH (BENZETME) Anlama güç katmak için, aralarında gerçek yada mecaz, çeşitli yönlerden ilgi, benzerlik bulunan en az iki varlıktan zayıf olanı nitelik bakımından güçlü olana benzetme sanatıdır. Durmuş zaman gibiydi geçmeyen zaman.
1- Benzeyen (benzetilen, müşebbeh) : zaman Bu örnekte geçmeyen zaman durmuş bir saate benzetilmektedir. Bu mısrada kullanılan kelimelerin tamamı gerçek anlamlarında kullanılmıştır. Bununla birlikte “durup geçmeyen zaman” gerçekten durmuş bir saat değildir. Mecâzî bir benzerlik söz konusudur. Yani kelimeler gerçek anlamlarında kullanıldıkları halde meydan getirdikleri anlam bütünlüğü mecâzî bir yapı kazanır. Bu örnekte, şair kendi ruh sıkıntısından doğan zamanın bir türlü geçmeyişini, durmuş bir saate benzeterek okuyucu üzerindeki etkiyi arttırmaya çalışmıştır. TEŞBÎH ÇEŞİTLERİ : Benzetme ögelerinden (erkân-ı teşbîhten) birisinin yada birkaçının kullanılıp kullanılmamaları açısından yaygın tarife göre dört türlü teşbîhten söz etmek mümkündür. 1- Mufassal Teşbîh (Teşbîh-i Mufassal, tafsilatlı, ayrıntılı teşbîh) : Benzetme ögelerinin tümünün bulunduğu teşbîhe mufassal teşbîh denir. Ali aslan gibi cesurdur. 1- Benzeyen-benzetilen : Ali |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Anasayfa |
| TURKSITE MAİL |