Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa arrow TEORİLER arrow ABD nin Turkiyeyi vurma Planlari


ABD nin Turkiyeyi vurma Planlari PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Yazar Admin   
Friday, 28 December 2007
5 Mayıs 2007 tarihinden itibaren
medya ve basında ABD’nin paravan örgütü El Kaide’nin yeni lideri Mustafa Ebu El
Yezid’in Türkiye’ye tehditler savurduğu haberleri çıkmıştır.

Tehditlerin gerekçesi ise şu şekilde açıklanmaktadır: Irak El Kaidesi’nin yeni
lideri olarak Irak’a geçmeye çalışan Abdülhadi El Iraki'nin Türkiye’de yakalandığı,
mahkeme tarafından siyasi iltica talebi kabul edildiği halde, hükümetin devreye
girerek davaya bakan avukatı dahi tutuklatarak, Abdülhadi El Iraki'yi ABD’ye
teslim ettiği iddia edilmektedir.

Haberin içeriğini iyice inceler ve tek, tek maddeler halinde sıralar ve bunlara
yanıt ararsak:

1) hangi basın organlarınca gündeme geldiği söz konusu haber 24 Mayıs 2007
tarihinde www.ntvmsnbc.com internet sitesinde El Iraki’yi ABD’ye Türkiye teslim
etti, 25 Mayıs 2007 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde de “Türkiye’den ABD’ye El
Kaide komutanı jesti” haberiyle birinci sayfadan “El Cezire Televizyonu”
kaynak gösterilerek duyuruldu. Vatan Gazetesi de aynı şekilde yayın yaptı.



2) gündemde hangi basın organlarınca tutulmaya çalışıldığı, yine Hürriyet
Gazetesi 26 Mayıs 2007 tarihinde bu kez “Guantanamo’daki adamın sırrı” diye manşetten haber yaparak gündemde tutmaya devam etti

3) bu haberi Türk hükümetinin yalanlayıp yalanlamadığı, haberi Türk Hükümet yetkilileri yalanlamasa da MİT internet sitesi aracılığıyla 25.05.2007 tarihli “basın açıklamasıyla” yalanladı. 4) ABD’yetkililerinin bu konuyla ilgili açıklamalarının ne olduğu, BBC yayın organı internet üzerinden ABD ordu yetkililerinin El Iraki’nin İran’dan memleketi Irak’a geçmek üzereyken yakalandığını açıkladıklarını bildirirken, Routers Ajansı’da CIA’nın yakalayıp, Pentagon’a teslim ettiğini bildirdi. 5) haberin bir amacının olup olmayacağı eğer bir haberi ortaya atanla yalanlayan varsa o haber, haber değerinden önce bir amacının olduğu gerçeğini içinde barındırıyordur. 6) haberin bir amacı varsa bu amacın tespiti yapılmalı, haberin içeriği incelendiğinde, Türkiye’nin tehdit edildiği ortadadır. Haberde intikam alınacağı açıkça ilan edilmektedir. 7) haberin amacına ulaşması durumunda ne gibi durumların ortaya çıkabileceği Haberde Türkiye’den intikam alınacağı ağırlık kazandığına göre; amaç psikolojik harp unsurlarını içinde barındırıyor. Haberin Ankara Ulus’taki patlamanın akabinde ortaya atılması da bir rastlantı olmasa gerek. a) Türkiye gereken mesajı alarak, ABD direktiflerine boyun eğecek mi? Kuzey Irak’ta ABD ordusuyla birlikte ABD komutasında hareket etmeyi kabul edecek mi? Zira, yaklaşık 3 aydır Kuzey Irak’ta konuşlanan Türk birlikleri ABD’nin uyarılarına rağmen PKK ve destekçilerinin yuvalarını vururken içeride de gerek mayın, gerek A4 patlayıcıları ile sivil hedefleri terörist unsurların tehdidi altındadır. b) mesaj gerektiği gibi anlaşılmayıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kuzey Irak operasyonlarını aralıksız sürdürmeye devam ederse bu kez hem PKK, hem de El Kaide imzasını taşıyan büyük saldırılar yaşayabiliriz. Her ikisi için de gerekçeler önceden hazırlanmış olduğundan, konuyla ilgilenen mütareke basınının manşetleri şimdiden hazırdır: “El Kaide’nin yeni lideri Mustafa Ebu El Yezid bir müddet önce Türkiye’ye tehditler savurmuştu.” c) Psikolojik harp unsurları işe yaramayınca soğuk savaş unsurları devreye girecek ve sözde müttefik ABD tarafından Türkiye’ye “gayri nizami harp” ilan edilmiş olacak. ABD’nin yapay düşmanı El Kaide’nin CIA uzmanı liderleri Pentagon’dan aldıkları emirlerle Türkiye’yi kan gölüne çevirmenin planı doğrultusunda El Cezire’den yaptıkları tehditle düğmeye basmışlardır. Türk askeri derhal Kuzey Irak’ta tek başına hareket etmeyi bırakıp, ABD ordusunun Irak’ta güvenliğini sağlamalıdır, aksi halde tüm metrolar, çarşılar, büyük iş merkezleri havaya uçar. Bunun küçük bir provası Ankara-Ulus’ta yapılmıştır. 8) haberin amacına ulaşmasının kimlerin ne gibi ihtiyaçlarını karşılayacağı ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında emperyalist, yayılmacı politikaları gereğinin bir unsuru olarak El Kaide örgütü, CIA tarafından paravan olarak kurulmuştur. ABD bu örgütün yaptığını ileri sürdüğü “ikiz kuleler” eylemiyle hem Irak’ı, hem Afganistan’ı işgal ederek, dünya kamuoyunda kendini haklı göstermeyi hedefleyerek bir taşla iki kuş birden vurmuştur. El Kaide taşının düşürdüğü ikinci kuş, tüm dünyada Müslümanların terörist olarak belleklere kazınmaları ve İslam haricinde başta Hristiyanlık ve Yahudilik olmak üzere diğer tüm dinlere prim yaptırmak, küresel enerji stoklarının büyük bölümünü ellerinde tutan İslam ülkelerini manen zayıflatmak, dünya kamuoyunda küçük düşürmek olmuştur. ABD’nin büyük çoğunluğu müslüman olan Türkiye Cumhuriyeti halkı arasına fitne tohumları ekerek alevi-sunni, kürt-türk, laik-müslüman cepheleri açarak parçalamak amacını güttüğü açıktır. 9) bütün uç noktalar birleştirilince ortaya çıkan yorum ne olabilir? Öyleyse bütün uç noktaları hep birlikte birleştirelim: 1) El Cezire’nin diliyle haber yapan yayın organları bilerek ya da bilmeyerek, ülkemize dolaylı yoldan psikolojik harp ilan eden düşmanın silahı olmuşlardır. Çünkü hükümetten bir açıklama veya MİT’ten bir doğrulama olmadan aynı haberi olduğu gibi yapmak doğru bir gazetecilik anlayışı değil ya da kötü niyetlidir. 2) haber ABD rotasında TÜSİAD ile birlikte hareket ettiği aşikar, ABD isteği doğrultusunda hükümet eleştiren veya iktidar öven bir gazete olarak bilinen Hürriyet Gazetesi gibi bir gazetede gündemden düşmemesi ABD’nin haberin arkasındaki gizli güç olduğunun kanıtıdır. Çünkü bu haberin gündemden düşmemesi ABD’nin işine yaramaktadır. 3) MİT bu haberi yalanlamıştır. Haber gerçek bile olsa, MİT’in haberi yalanlaması doğaldır. Çünkü hiçbir ülke sivillerinin kalleşçe katledilmesini, iş merkezi, metro ve çarşılarının havaya uçurulmasını istemez. Öyleyse doğal olmayan, haberi gündemde tutmaktır. Türk ordusuna psikolojik harp desteği vermeyen Hürriyet Gazetesi Kuzey Irak’ta ABD’nin uyarılarına rağmen yaklaşık 3 aydır harekat yaptığını, PKK’ya ne kadar kayıp verdirdiğini satır arasında bile haber yapmamaktayken bu haberde bu kadar ısrarı düşündürücüdür. 4) ABD yetkililerinin El Iraki’nin İran’dan Irak’a geçerken yakalandığını ileri sürmeleri, Türkiye’nin adını ağızlarına almamaları “ Türkiye’yi hedef gösteren ben değilim” mesajı taşımakta ve olayın ardında olduklarını gizlemek içindir. Doğrusu da budur. ABD “müttefiğini koruyan ve ele vermeyen” dost rolünü iyi oynarken diğer yandan B Planı’nı yürürlüğe koymuş, El Cezire’den tehditler yağdırtmış, etkisi altındaki basın aracılığıyla da haberi gündemde tutmayı başarmıştır. 5) Haberin amacı vardır, tespit edilmiştir. 6) Haber, Türkiye’den alınacak bir El Kaide intikamına zemin hazırlığıdır. 7) Amaca ulaşıldığı taktirde Türkiye Kuzey Irak benzeri patlamalarla sarsılacak, can güvenliği kalmayacak, PKK üzerinden ilgisiz Kürt vatandaşlarına, El Kaide üzerinden de ilgisiz dini bütün, Müslüman kesime toplumsal baskılar artacak, Türk-Kürt, Laik-Müslüman, Alevi-Sunni kamplaşmaları ivme kazanacak, polise ve orduya güven kalmayacak, Georges Soros ve Quantum Fonu elinde bulunan Türk ekonomisi spekülasyonlarla sarsılacak, istikrarsızlık yeniden hakim olacak, 8) bundan ABD karlı çıkacak gibi görünüyorsa da, kesinlikle Türk halkı karlı çıkacak. GEÇİCİ SONUÇ: Türkiye Cumhuriyeti kanlı El Kaide saldırılarına ve PKK saldırılarına hazırlıklı olmalı, polis ve asker her zamankinden daha fazla teyakkuzda olmalıdır. Buna rağmen saldırılar gerçekleşirse KALICI SONUÇ: ABD’nin Türkiye’yi sindirmek için yaptığı her hamlesi “bumerang” misali kendisine fazlasıyla dönmüştür. Muavenet gemisini batırması, haşhaş ekimi halinde Ayasofya’yı bombalayacağı tehditleri, son olarak da Türk askerinin kafasına çuval geçirmesi ABD karşıtlarına “ulusalcılık” adı altında büyük prim yaptırmış, emekli generallerin de gerek ADD ve İşçi Partisi gibi bu kesimin başına geçmeleriyle, hareket askeri bir örgütlenme niteliğine bürünmüş, disipline edilmiş, bu disiplin son Cumhuriyet Mitingleriyle de belgelenmiştir. ABD’nin Türkiye’ye dolaylı değil de, direkt bir savaş ilanı karşısında kitlelerin büyük bir silahlı direniş örgütüne dönüşmesi hiç de zor olmayacaktır.

 
< Önceki   Sonraki >

Haberler Haberler